Bahçeşehir
Bahçeşehir Gazetesi
Bahçeşehir Emlak Toplu Konut Bölgesi, Boğazköy, Esenkent, Şelale Evleri, Ardıçlı Göl Evler, Ispartakule Bilgi Paylaşım ve Haberleşme Ortamıdır.

PRONET GÜVENLİK SİSTEMLERİ
Bahçeşehir Boğazköy Esenkent Bayii
Ev İş ve İşletmeleriniz için Profesyonel Güvenlik Sistemleri
0212.607 05 55
0555.222 55 55
Emlak : Bahçeşehir Boğazköy
Satılık Kiralık Emlak ilanları
Bahçeşehir Boğazköy
Bahçeşehir Kroki Plan
Bahçeşehir Nerede?
Nöbetçi Eczaneler
Bahçeşehir, Boğazköy,
Ispartakule, Esenkent
Bahçeşehir Bölge Tarihi


BAHÇEŞEHİR ve BÖLGE TARİHİ

Avrupa'dan Asya'ya geçiş güzergahı üzerinde olan Trakya'da, Anadolu'da, her karış toprak, her bir yerleşim alanı, bağrında on binlerce yıla tanıklığını saklar.

Bahçeşehir'i de kapsayan bu geniş coğrafya tanımlanırsa; Trakya'da, M.Ö 7. yüzyıldan itibaren yaşamış en eski halk Hint-Avrupa kökenli bir halk olan Traklar'dır. Bölgede; Pers, Yunan ve Makedonya medeniyetlerinin egemenliği, M.Ö 335 yılına kadar da Trakya Krallığı, daha sonra da Roma ve Bizans imparatorluklarının egemenliği hüküm sürer. Yaklaşık 560 yıl inişli çıkışlı olarak devam edecek olan Osmanlı egemenliği 1354'de bölgenin fethi ile başlar.

Osmanlıların fethettikleri topraklara Anadolu'dan eğitimli aileleri, Türk oymakları getirip köy ve kasabalara yerleştirme geleneği Balkanlar'da, Trakya'da da sürer. Balkan'larda Türk ailelere yapılan saldırılardan sonra, geri dönmek zorunda kalanlar, yaşayabilmek için çiftliklerde işçi olarak tutunmaya çalışırlar...

Aslında bir Bulgar'ın çiftliği olan Hoşdere, (o zamanki adı Bojdar), Türk-Rus savaşında (93 Harbi) Bulgaristan'dan kaçan üç haneli bir Türk aileye ev sahipliği yapar. Osmanlı vatandaşları kendi vatanlarında bir Bulgar'ın yanına sığınıp, çalışmaya başlarlar. Bir müddet sonra bu üç aile, şimdiki Boğazköy tarafından toprak satın almaya başlar. 1923-1927 yılları arasında mübadele olur. Bulgaristan ve Yunanistan'dan yaklaşık 30 aile ile, Romanya'dan bir iki aile muhacir gelir. Köyün %90 - 95'i muhacirlere dağıtılır. Bojdar, bu dönemden İkinci Dünya Savaşının hüküm sürdüğü yıllara kadar Boşdere olarak anılacaktır. Tarihte "Alman Harbi" olarak geçen o zor yıllarda Alman tehdidi gittikçe artmakta, Türkiye Cumhuriyeti tedbirlerini artırmaktadır. Bu amaçla Hoşdere ve civarına Türk Ordusu lojistik yığınaklar yapmaktadır. Kuvvet komutanlarının biri gidip, diğeri gelmektedir. İşte bu ziyaretlerin birinde Mareşal Fevzi Çakmak-İsmet İnönü olduğu da söylenmektedir- köye gelir. Mevsim bahardır. Dolaşırlar bir müddet... Yeşilin tüm tonları, rengarenk çiçeklerin kokuları baş döndürmektedir. Mareşal Fevzi Çakmak, Muhtara sorar: "Bu köyün adı nedir?" Muhtar ürkek, cevap verir. "-Boşdere, paşam!" Mareşal, çıkışır, "-Nasıl olur Boşdere, yani bu kadar hoş bir yer, Boşdere olur mu? Burası Hoşdere... Evet evet bu köyün adı bundan böyle Hoşdere olsun" der. O günden sonra Boşdere, Hoşdere olarak anılmaya başlar.

Bölgede doğal zemin oluşumu; "Eosen" kalkerlerinden oluşmuştur. Bitki örtüsü ise; çalı tipinde bölgeye özgü kisa makilerden oluşmaktadir. Doğal oluşumu ve yer özellikleri nedeniyle doğusunda bulunan ve Istanbul'un en eski prehistorik yerleşme yerlerinden biri olan Yarımburgaz Mağarası'na yakın olması da oldukça önemlidir.

"Ispartakule Mevkii" diye bilinen bu bölge; Istanbul'u Avrupa'ya bağlayan tren yolunun Halkalı'dan sonraki istasyona verilen "Ispartakule Istasyonu", "Ispartakule Viyadügü" ve "Ispartakule Çiftliği" olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat yapılan araştırmalarda, "Belgrad-Istanbul Yolu" olarak bilinen yolun üzerinde de bu isimlere rastlandığı görülmektedir. Bu yol Belgrad'dan başlayarak Nis ve Sofya üzerinden ve Meriç vadisini takiben Filibe'ye (Filipopolis) ve Edirne'den (Hadrianapolis), Havsa (Hostizo), Babaeski (Burtizo), Lüleburgaz (Bergule- Arcadiupolis), Büyükkarıştıran (Druzipara), Çorlu'dan (Sirello-Çurulum) geçerek sahildeki Ereğli'ye (Perinthos) iner. Yol buradan sahili takip ederek, Silivri (Selymbria), Büyükçekmece (Atira), Küçükçekmece (Region) üzerinden Yedikule'ye (Yaldızlı Kapı) ulaşır. Ancak daha eski bir devirde, Büyükçekmece ve Küçükçekmece göllerinin ağızlarının doldurulması ve buralarda aynı isimlerle anılan köprüler yapılmadan önce Eregli'den (Perinthos) kuzeye kıvrılarak Sinekli (Çenofrurio) civarına kadar uzandığı sanılmaktadir. Doğu istikametinden gayri-nizami olarak devam ederek, Çatalca-Ispartakule'nin (Spradon) 5 km. güneyindeki Roma Köprüsü'nden ve Yarımburgaz (Melentiada) ve Topkapı'dan geçerek Istanbul'a ulaşır.

Dördüncü Trak yolu olarak Istanbul - Selanik - Adriyatik Yolu (Viaegnetia); Topkapı'dan başlayarak, Yarımburgaz (Melentiada) ve Ispartakule (Spradon) istikametinin birinci yolu, geriye doğru aynen takip ederek Edirne'ye (Hadrianapolis) gelir. Buradan güneye kıvrılarak Meriç üzerinden Adriyatik'e ulaşır. "Via-Egnetia" adı verilen bu önemli ticaret yolunun varlığı Romalılar'dan daha öncesine dayanmaktadir. Ispartakule'nin (Spradon) bu iki önemli Trak yolunun üzerinde olması, burayı oldukça önemli kılmaktadır.

Bölgede çeşitli zamanlarda yapılmış olan araştırmalar, Bahçeşehir çevresinde prehistorik dönemlerden başlayıp günümüze kadar gelen önemli buluntuların varlığını da ortaya koymaktadir. Istanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü'nce yapılmis olan bir kazida, şu anki Yamaç Villaları'nın olduğu bölgede; Roma dönemine ait, kayaya oyulmus Kaya Mezarları'nın varlığı tesbit edilmiştir. Ancak eldeki bulgulara dayanılarak; mezara çevrilmeden önceki dönemlerde bu kaya oyuğunun prehistorik dönemlerde kullanıldığı sanılmaktadır.

Eski, Bahçeşehir Belediyesi


BahcesehirBelediyesi

BAHÇEŞEHİR BELEDİYESİ

12 Aralık 1998 tarih ve 23552 sayılı Resmi Gazete' de Bahçeşehir adıyla bir belediye oluşturulması kararının yayınlanması ve 18 Nisan 1999'da yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimi'nde Kemal Aydın Belediye Başkanı olarak seçilir ve Bahçeşehir Belediyesi'nin kurucu başkanı olur.

Bahçeşehir Belediye Başkanı Kemal Aydın'nın "Yeni Nesil Belediyecilik" olarak tanımladığı yönetim anlayışıyla kısa sürede Bahçeşehir'in tamamlanmamış ulaşım, enerji ve içme suyu gibi temel alt yapı sorunları kısa sürede çözülerek yetersizlik ve eksiklikler nedeniyle konutlarına yerleşmemiş veya terk etmiş ailelerin yerleşimleri hızlanır. Model bir yönetim anlayışı sergileyen Bahçeşehir Belediyesi, yönetim projesi, planlama ve uygulamalarıyla dikkat çeker.

Sağlık konusunda Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek oluşturduğu Aile Hekimliği ile bütün Bahçeşehir yaşayanlarını tarayarak bir sağlık coğrafyası oluşturur. Kentlerin sokak aralarına kurulan semt pazarlarının çevre kirliliği oluşturduğu, yangın ve benzeri felaketlerde büyük zorluklar yaşattığı, güvenlik sorunu oluşturduğu ve alışverişin çileye dönüşerek hırsızlık, gasp, taciz gibi adi suçların mekanları haline geldiği gibi sebeplerle, halk pazarı geleneğinden hareketle "Pazartürk" adını verdiği bir projeyi uygulamaya koyar.

Çevre konusunda ise, kişi başına düşen yeşil alan oranını dünya standartlarının üzerine çıkarır ve çevre bilincini oluşturmak temiz, sağlıklı bir çevre için de Bahçeşehir'de yaşayan çocuk ve gençlerden Gönüllü Çevre Müfettişleri oluşturur.

Belediye Başkanı'nın çevre konusundaki yetkileriyle donatılan Çevre Müfettişleri çevrenin temiz tutulması ve korunması, çevre bilincinin derinleşmesinde önemli rol oynamaktadır.

Türkiye'nin ilk ISO 9001 Kalite Belgesi'ne sahip olan Bahçeşehir Belediyesi, bu ve benzeri proje ve uygulamasının sonucu olarak 2001 yılında Avrupa Konseyi Çevre Tarım Yerel ve Bölgesel Yönetimler Komisyonu tarafından verilen Avrupa Diploması ile ödüllendirilir.

Avrupa Konseyi'nin yerel veya bölgesel yönetimlere verdiği ödüllerin en büyüğü olan Avrupa Ödülü'nün 50. yıldönümünde Türkiye'den Avrupa Şeref Bayrağı alan tek belediye olur.

Son seçimlerden sonra; Bahçeşehir artık Başakşehir Belediyesine bağlanarak belediye olmaktan çıkar ve Boğazköy ile birlikte Başakşehir'in birer mahallesi olurlar...

Bahçeşehir Nüfusu :
1997 Genel Nüfus Sayımı'na göre Bahçeşehir 12.915, 2000 yılı Genel Nüfus Sayımı'nda 19.018 olarak saptanmıştır. Bahçeşehir nüfusu 2009 sonu itibariyle yaklaşık olarak 50.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bahçeşehir yaşayanlarını; iş adamları, sanayiciler, bürokratlar, gazeteciler, eski milletvekilleri, sanatçılar, hukukçular, ev kadınları, emekliler ve diğer çalışma alanlarından insanlar oluşturmaktadır.

Demografik Profil :
Yapılan araştırma sonuçlarına göre Bahçeşehir' de yaşayan insanların demografik profillerine ilişkin bilgilere baktığımızda; Bahçeşehir' de yaşayanların; %68'i ev sahibi, %42'si tam zamanlı bir işte çalışıyor. İşsizlik oranı %1,1 ve birden fazla araç sahipliği oranı %87, Eğitim durumuna bakıldığında ise: Lise mezunu olanların oranı %40.4, Yüksekokul ve üstü eğitim seviyesine sahip olanların üstü ise %45, İnternet kullanım oranlarına ayrı ayrı bakıldığında; erkeklerde %75, kadınlarda ise %46 gibi sonuçlar çıkmaktadır.

Haberler Ana Sayfa

Bahçeşehir belediye başkanı; Kemal Aydın ile sohbet...

Bahçeşehir belediye başkanı: Kemal Aydın

Bahçeşehir'in gündemindeki her konu hakkında konuştuk. Bu tip söyleşiler genellikle zor olur. Kaçamak cevaplar, yuvarlak sözler hem soru soranı hem okuyanı yıldırır. Başkan Kemal Aydın böyle yapmadı. Aklıma takılan her soruya, dürüst, açık sözlü ve direkt cevaplar aldım. Halkına politikacı gibi değil devlet adamı olarak yaklaşan ve sorduğum herşeyi açık yüreklilikle yanıtlayan Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.


Mehtap Erel: -Neden Bahçeşehir'de Anavatan Partisi'nin ilçe başkanlığı yok?

Kemal Aydın : - Ben Belediye Başkanı seçildiğim anda hemen ANAP İlçe Başkanlığı'nı kapattım. Çünkü burada hiçkimsenin Belediye Başkanlığı'nı almış bir partinin adamı olarak dolaşmasını istemedim. Bu anlamda ben her türlü rozet takılmasına da karşıyım, ben takmadığım gibi onaylamadığım da bir hadisedir. Neden bir insan siyasi bir kurum yada herhangi bir sosyal oluşumun rozetini yakasında taşımak ister? Oradan o kurum vasıtasıyla bir takım ayrıcalıklar elde edebilmek için. Kişilerin kendilerine imtiyazlar yaratma çabasına karşı olduğumdan Anavatan Partisi İlçe Teşkilatı Bahçeşehir'de bulunmamaktadır. Ayrıca herkesin çok iyi bildiği gibi, benim halkım partime değil bana oy vermiş, Kemal Aydın'ı Belediye Başkanı olarak görmek istemiştir. Bana güvenen, beni seven halkım için ben partili kimliğimi seçim biter bitmez çıkarmış, Belediye Başkanı olarak çalışmalarıma başlamışımdır. Benim Belediyem, evrensel, bütün renk ve görüşleri bünyesinde taşıyan ama yasanın ve hukuksal oluşumun da dışına asla taşmayan bir yönetim olarak kurulmuştur.

M.E: -Bahçeşehir en son seçimlerde niye en zayıf partinin adayına oy verdi? Neden Kemal Aydın %74 oy aldı?

Kemal Aydın : - Benim görüşüm; vatandaşım yüzü gülen, dürüst, ilkeli, Atatürk ilke ve inklaplarına bağlı, hukuka saygılı, kendi ve halkıyla barışık, samimi, içten, sorunları elinden geldiğince çözmeye çalışan, çözüm üreten bir insan olarak beni sevdi. Eğer vatandaş iktidar gücü ile hizmet isteyen bir vatandaş olsa beni seçmezdi. Sonuna kadar söyleyeceğim, beni seçtiler çünkü"sen çocuklarımızın, eşimizin, büyüklerimizin mutluluğu, huzuru ve güveni için, burada kal, yapabildiğin kadarını yaparsın yapamadığını bize izah edersin ama bizim başımızda sen dur" dedi halkım bana.

M.E: -Bahçeşehir Üniversitesi'nin gidişinde diğer sıkıntıların yanı sıra, Belediye ile bir türlü mutabakata varılamıyor olması da gündeme geldi. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Kemal Aydın : - Ben hukuğu "canım bir defalığına", "birinin gönlü olsun diye" bozamam. Böyle şeylerin sonu gelmez, yarın başkası gelir oda "ya benim içinde şöyle yapalım" der, olabilir mi böyle birşey? Şunu belirtmek isterim; benim Bahçeşehir Üniversitesi'nin kuruluş aşamasında çok büyük desteğim vardır, ayrıca Süheyl Batum'un rektörlüğüne de çok büyük desteğim olmuştur. Sayın Süleyman Demirel'in yeri belli, kendisine sorsunlar. Bahçeşehir Üniversitesi'nin kurulmasında ve Bahçeşehir sosyal hayatına katılmasında en büyük yardımcılarından biri de ben olmuşumdur. Fakat bir rektörün hukuk adamı kimliğinin sorgulanmasına sebep olacak açıklamaların sırf patronlarının yüzünden yapmasından da hicap duymaktayım. Nasıl bir Hukuk Profesörü kalkıp "aslında imar iznine uymuyordu ama iki üç metreden birşey olmaz biz yinede yapalım dedik ama belediye izin vermedi" gibi bir açıklama yapar hayretler içindeyim.

Benim Başkanlığım söz konusu olduğu müddetçe ben hiçkimse ama hiçkimse için, üç metre ordan yer alalım, iki metre buraya birşey konduralım yaptırmam. Kanun ve nizamla belirlenmiş çizgilerin dışına bir takım kurumları memnun etmek için çıkmam. Ben böyle bir insan, böyle bir başkan olmadığım için Bahçeşehir halkı iki seçim üstüste "hemde iktidar partisi olmadığımız halde" bana, Kemal Aydın'a oy vermiş beni tekrar tekrar Başkan seçmiştir. Ben beni seven ve güvenen halkıma asla ihanet etmem.

M.E: -Eski Büsam, yeni Kilisli'nin hizasında, portatif yurtlar eklemek istemişler ama oradaki dereye mesafe sorun oluyormuş...

Kemal Aydın : - Sayın Batum'un söylediği hadisenin benimle bir ilgisi yoktur. Tamamen Büyük Şehir Belediyesi ile alakalı bir durumdur. İSKİ'nin koymuş olduğu bir "mutlak koruma alanı" yönetmeliği vardır, tamamen İSKİ ile yetkilendirilmiş bir konudur. Benim Belediye Meclisi'min karar alıp uygulayabileceği bir şey zaten olmamakla birlikte, olsaydı bile hiçkimse için hukuğu "bir defalığına" delmem söz konusu olamaz, bir hukuk adamının da bunu istediğini alenen beyan etmesi sadece düşündürücüdür. Demokrasi, hiçkimsenin maddi zenginliğine ve gücüne tanınan imkanlar değildir.

Beni asıl rahatsız eden bu açıklamalar değil, benim halkıma yöneltilen eleştiriler olmuştur. Ben Bahçeşehir Belediye Başkanı olarak benim halkıma, benim esnafıma yöneltilen her türlü eleştiri yada suçlamada müdahale ederim. Röportajınızda, "biz burada böyle bir çalışma yaptık katılan olmadı, şöyle yaptık kimse ilgilenmedi, esnafa gittik kabul etmedi" gibi, Bahçeşehir halkına yönelik eleştiriler olmuştur. Sanki Bahçeşehir halkı ve esnafı, bencil, kültürsüz, ilgisiz insanlar gibi. İşte bu noktada ben müdahale etmek ve cevap vermek durumundayım. Ben bu halk tarafından seçilmiş, inanılmış ve güvenilmiş bir Başkan olarak hiçkimsenin halkıma bu şekilde bir ithamla gelmesine sessiz kalamam. Benim vatandaşım herşeyin önünde gelir.

Yer problemi ile ilgili olarak da; küçük bir belediyeyi yetkisi olmayan konularda sıkıştırmak hukuğa uymaz. Arazi tahsis edilecekse Milli Emlak'tan alınır, onun dışındaki konuları zaten YÖK'e bağlıdır. Bahçeşehir'in girişindeki alanın üniversite kampüsü olabilmesi için gerekli çalışmalarına ben de yardımcı oldum. Belediye meclisinin 10 kişisi Anavatan Parti'lidir, 9 kabul oyu ile orası kampüs alanı olarak seçilmiştir. Bu arada kendi üniversitelerinin patronunun benim karşımda CHP'den aday yaptığı kişi oranın üniversite olmaması için de hayır oyu vermiştir. Bu konudaki tüm dökümanları da hem size sunuyorum, hemde Bahçeşehir Belediyesi şeffaf bir belediyedir, görmek isteyen herkes için bu dökümanlar buradadır.

Tekno Park yapmak istediler, elimden gelen yardımı yaptım, bunun da tüm yazışmaları burada, size de vereceğim bunları, ben her türlü desteği verdim ama olmadı, bir sorumlu bulunması gerekiyordu. Çünkü basın da üzerlerine gidiyor, "Hani Harvard'la Yale ile yarışacak üniversite, hani Sabancı'yla Koç'la yarışacak kampüsünüz?" diyorlar, bunlarda " belediye izin vermedi, yapamadık, en sonunda da da taşınmak zorunda kaldık" diye açıklama yapıyorlar ama hal böyle değil, biz onlara her türlü desteği verdik, onlar burada bilim adamı yetiştirecek kadar ciddi yatırımlara girmek istemedikleri için gittiler, orada daha havada daha hafif bölümlerle ticari hayatlarına devam ediyorlar, olan bitenden de küçücük bir belediyeyi sorumlu tutarak kamuoyu vicdanında kendilerini aklamaya çalışıyorlar, durum bundan ibarettir.

M.E: -Geçen ayki Belde Başkanları toplantısı ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Kemal Aydın : - Belde Başkanları toplanmışlar, meşru haklarıdır, çok iyi yapmışlar, ayrıca hem AK partili hem CHP'li hem DYP'li Belde Başkanlarının beyanatlarını okudum, son derece düzeyli, beyanatlar vermişler, kendilerini de tebrik ederim. Siyaset böyle yapılır, bayağılaşmadan, kaliteyi düşürmeden karşılıklı saygı çerçevesi içinde yapılması icab eder ve bizimki gibi kaliteli yaşam alanlarının da bu anlamda diğer belediyelere örnek olmaları gerekir.
Ama bunun dışında bayağılıkla, çirkeflikle, iftirayla, ucuz işlere kaçmaya kalkanlar, fakirlik edebiyatı ile tribünlere oynayanlar karşısında da hukuka başvurmaktan çekinmeyeceğimin bilinmesini isterim, hukuksal platformlarda hakkımı arayacağım.

M.E: -Size yönelik, iktidar partisinin yaptığı icraatları "mesela yolların yapılacak olması gibi" kendi icraatınız olarak gösteriyormuşsunuz gibi bir eleştiri var, bununla ilgili olarak neler söylemek istersiniz?

Kemal Aydın : - Bu yolları ben yapmıyorum, esas Bader bu yolları ben yapıyorum diye ortaya çıkıyor, kimse onlara "kardeşim sen kimsin ki yol yapıyorsun" diye hesap sormuyor. Sabah Gazetesi'nin emlak ekinde çıkan yazı dikkatli bir şekilde okunursa görülecektir ki ben "bu yolları ben yapıyorum" demiyorum Ben bu yolların yapılabilmesi için hem buradaki inşaat şirketlerine hem TOKİ'ye baskı uyguladığı söylüyorum. Benim yapabileceğim tek şey buydu zaten, bende bunu yaptığımı söylüyorum. Bu yolun buraya yapılması tabiki belediyenin işi değildi, hatta vatandaşlarımdan bana trafikle ilgili şikayet geldiğinde ben ısrarla bu konuda benim yetkilerimin belli olduğunu, bu yol için İstanbul Büyük Şehir Belediyesi'ne başvurulması gerektiğini söylüyordum. Şu anda bu yollar yapılıyorsa, yapılabilmesi için elbet ben gerekli yerlere baskı yaptım, benim çabalarım büyüktür ama yapan Büyükşehir Belediyesi'dir, şu ana kadar yapılamamış olması da yine Büyük Şehir Belediyesi'nin tasarrufunda bir durumdu.

M.E: -Peki nasıl oluyor da siz bu yolların yapılmasını üstünüze alıyormuşsunuz gibi algılanıyor dersiniz?

Kemal Aydın : - Vallahi anlamıyorum. Ben sürekli olarak "bu belediye yeni çıkan belediyeler kanunu ile küçültüldü, topraklarım Esenyurt'a bağlandı, kaynaklarım elimden alındı, beni başarısız göstermek için her şart biraraya geldi" diyorum. Ben her fırsatta bu trafik sıkışıklığı ile ilgili yol problemi benden çıktı, Büyük Şehir Belediyesi'nin sorumluluk alanına girdi, mutlaka Büyükşehir Belediye'si bunları yapmak zorunda" dedim. Vatandaş diyor ki, "hiç yol yapılmayan yerlere bile yol kavşak yapılıyor, buraya niye birşey yapılmıyor?"

Vatandaş herşeyin farkında. Belediye iktidar partisinden olmadığı için buraya yapılmıyor. Vatandaş herşeyi biliyor. Ama ben bu yolları buraya yapması gereken kurumlara, sistemi işletmesi için elimden geleni yaptım onunda altını çiziyorum. Ak Parti Belde Başkanı'na bu yolların Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğu olduğunu, halkıma -birde kendisi- hatırlattığı için teşekkür ediyorum. Bu yollar söz verildiği zamanda veya söz verildiği şekilde bitmez ise halkın nereye gitmesi gerektiğinin bir de kendisi tarafından altı çizilmiş oldu.

Vatandaş IETT otobüslerinden de şikayetçi, "çok sıkışık" diyorlar, "en eski otobüsler burada" diyorlar, "Başakşehir'e en yeni otobüsler verildi" diyorlar.Yine diyorum ki; bunlar hep Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğunda işler, ben çözüm adamı olduğum için, vatandaşımda buna alışmış, "ama siz çözersiniz" diye bize geliyor, ben çözemem işte, bakın İktidar partili belde başkanı, "o çözemez biz çözüyoruz" diyor, evet, benim vatandaşımın otobüs probleminin de çözülmesi gerekiyor, bunu da buradan hatırlatıyorum. Ayrıca, Büyükşehir Belediyesi bu çalışmaları cebinden yapmıyor. Resmi devlet bütçesinin %6sı İller Bankası kanalıyla belediyelere dağıtılır. Bu paydan yapılıyor ne yapılıyorsa. Büyükşehir zaten toplanan vergilerden kendine düşen payla bu yatırımı yapmak zorunda, yapmaması bir hukuk devletinde suçtur. Bu dönem bu yolları bitirmezlerse vatandaşın bunu göz önünde bulundurması lazım, ben vatandaşımdan aldığım %74'lük yetkiyle Büyükşehir'e baskı uyguluyorum benim yapabileceğim budur.

M.E: -Acaba bu "meşhur" emlak eki kapılara dağıtıldı diye mi siz üstleniyorsunuz yolları sanıldı?

Kemal Aydın : - TOKİ çoğaltıp dağıttı bu emlak ekini kapı kapı, zannediyorum ben dağıttım zannettiler, yapılan işin üzerinden kendi reklamımı yapıyorum zannettiler ondan rahatsız oluyorlar ama böyle birşey yok. Ama şunun da tekrar edilmesi lazım, bu çalışmaların yapılması için yapabileceğim tek şey baskı kurmaktı bende onu yaptım. Ben vatandaşıma 1 yıl buralardan ev almayın dedim, vatandaşım da beni dinledi almadı, bu seferde müteahhitler gidip TOKİ Başkanına baskı yaptı. TOKİ Başkanı da beni aradı, "toplanalım konuşalım" dediler. Biz de toplandık, "tamam yolu yapıcaz siz açıklamanızı yapın ki insanlar ev alımına başlasınlar" dediler. Karayolları da "aslında kendi bütçesinden yapması lazım" para harcamak istemiyor. Ben müteahitleri, TOKİ'yi ve karayollarını biraraya getirdim bu çalışmalar yapılsın diye.

M.E: -Yeşil alanların kullanımı ve gölet bölgesindeki inşaatlarla ilgili bir huzursuzluk yaşanıyor, bütün yeşil alanlar istimlak mı edilecek, gölette neyin inşaatı var gibi endişeler var halkta. Geçenler de gölet bölgesinde Bader'le bir sıkıntı da yaşandığı söylentisi de var, bunlarla ilgili neler söylemek istersiniz?

Kemal Aydın : - Sürekli belediyeyle didişen Sivil Toplum Örgütü olmaz. Bahçeşehir halkının gözünde Kemal Aydın değersizleştirilemez. Ben göletin %70 lik kısmını geri aldım, orada çeşitli düzenlemeler yapıyorum, dünyanın en güzel yeşil alanını yapacağım oraya, nasıl Pazartürk'ü yaptım, o zamanda buraya karşı çıkanlar oldu, Bahçeşehir'e pazar gelmesin diye, sonra bir baktılar Türkiye'nin en güzel pazarını yapmışım, herkes bizi örnek alıyor.

Gölet içinde diyorum ki; en güzel yeşil alanı yapıp Bahçeşehir'lilerin hizmetine açacağım. Ancak yurtdışında görebileceğiniz tipte su perdeleri yaptıracağım ve orası sadece Bahçeşehir Aile Hekimliği'nden kimlik kartı almış, Bahçeşehir'de yaşayan halkın kartını okutarak girebileceği, benim halkıma özel bir yer olacak ve benim halkıma hediyem olacak. Fakat Bader benim orada yapacağım çalışmayı da çirkinleştirmeye uğraşıyor, benim oradaki iş arabalarımın önüne araba parkedip iş yavaşlatılmaya çalışıyor, o bölgeden geçen araçlar durudurulup "bakın yeşil alanlar mahvoluyor" diye propaganda yapılıyor, ben yeşil alanı mahvetmiyorum, orası çok daha güzel bir park alanı olacak. Sadece Bahçeşehir halkının girebileceği bir park projesine dönüştürüyorum, bir daha benim çalışanlarım bu şekilde engellenirse yada halkıma yalan beyanat verilirse de hukuki yollara başvuracağımı buradan bildiriyorum.

Benim belediyem savunmasız değil, ben savunmasız değilim, hakkımı savunmaktan çekinmem, kendilerine pay çıkarmak benim üzerimden siyaset yapmak da kimseye fayda getirmez. Çünkü Bahçeşehir halkı beni çok iyi tanır, ben bir şey için "çok güzel yapacağım" diye söz verdiysem benim halkım sözümde duracağımı bilir.

M.E: -Her yerde yeniden inşaatlar başlamış gibi bir görüntü halkı geriyor sanırım...

Kemal Aydın : - İmar Müdürlüğü burada, gidip bakın, 1982'den bu yana yapılmış imar planları ortada, bunu söyleyenlere biz dosyalar halinde imar planlarını gönderdik, işin doğrusunu biliyorlar, ama belediyeye sataşmak için aynı söylemlerine devam ediyorlar. Şu anda inşaat yapılan yerler zaten yeşil alan görünmüyorduki, Emlak Bankası iflas edince oralar yapılamadı, uzun süre boş kalınca halk yeşil alan zannetmeye başladı, TOKİ'ye geçince imarda görünen çalışmalar tekrar hız kazandı, ama diyorlar ki "belediye yeşil alanları mahvetti", olur mu böyle birşey? Gitsinler imar raporlarına baksınlar.

M.E: Sadece Bahçeşehir'lilerin gireceği bir yer halkın istediği birşey olsa da nasıl mümkün olacak?

Kemal Aydın : - Kimse bana fakirlik edebiyatı yaparak, Esentyurt da gelir, Avcılar da gelir, demesin. Bahçeşehir'in göletine sadece Bahçeşehir Belediyesi Aile Hekimliği kartı olanlar optik okuyuculara okutup girebilecek. Bahçeşehir Kartı olmayan gölete giremeyecek. Bahçeşehir'li, misafiri gelirse kendi yanında içeri alabilecek. BADER'i buradan uyarıyorum, haftasonu oraya makina girmesine engel olmaya çalışıyorlar. Bahçeşehir Belediyesi siyasi bir kurum değildir, devletin bir kurumudur. Siyaset sadece seçim zamanı yapılır, seçim biter bitmez Belediye'nin siyasi kimliği biter ve devletin bir kurumu olur. Devletin kurumuna engel olmak Türk Ceza Kanunu'na göre ciddi suçtur. Bir daha benim araçlarımın önüne araba çekip çalışmamı engelemeye kalkarlarsa, geçen arabaları durudurup, "göleti boşaltıp inşaat yapıyorlar" diye halkı kandırmaya, yalan beyan sunmaya kalkarlarsa hukuken hakkımı ararım. Kendi siyasi emelleri için benim vatandaşımın huzurunun kaçırılmasına, sivil toplum örgütlerinin kendi çıkarları için kullanılmasına müsade etmem. Sivil toplum örgütü kisvesiyle kendini saklayıp, iş yapmaya kalkılmasına izin vermem. Aday olmak isteyen girsin bir siyasi partiye oradan siyaset yapsın, bu işin doğrusu budur. Bir daha benim görevlilerim engellenirse jandarma kuvveti ile devlet kurumuna engel olmaktan müdahale ettireceğim.

M.E: -Genelde "özellikle politikacı kimliği de olan kişilere" çok direkt sorular sorulamayabiliyor. Benim "bana şunları şunları sormayın" dedikleri için röportaj yapmaktan vazgeçtiğim çok insan oldu. Sorduğum hiçbir soruyu yanıtsız bırakmadığınız ve daha da önemlisi içtenlikle cevapladığınız için teşekkür ederim.

Kemal Aydın : - Sizin şahsınıza olan itimadım, bilginize ve eğitiminize olan güvenim sebebiyle bu mülakatı size vermeyi uygun gördüm yoksa bütün ulusal medya kanallarını da kullanarak aynı açıklamaları yapabilirdim. Yazılarınızı ve çizginizi çok beğeniyorum. Size bir büyüğünüz olarak önerim bu çizginizi hiç bozmadan çalışmalarınıza devam etmeniz olacaktır.

Röportaj : Mehtap Erel
(Eylül 2007)

  Haberler Ana Sayfa

Mesaj
Mesaj Panosu - Yorumlar
BahcesehirList
Bahçeşehir Grup Yazışmaları
TASCI
Valör Emlak Ltd.

Bahçeşehir'de, Boğazköy'de, Bizimkent Emlak Bankası konutlarında, Ardıçlievler, Esenkent'de, Hadımköy'de, Kıraç'ta, Beylikdüzü Bizimkent'de, Çatalca'da, Silivri'de, Çorlu'da
Satılık, kiralık, villa, lojistik, sanayi, ticari imarlı arsa, emlak pazarlama hizmetleri...

TAŞCI EMLAK

0212.607 05 55
0212.669 33 00
0532.455 65 75
0555.222 55 55

Portföyümüz için tıklayın

Uydu TV Frekansları

Konuşan Resimler
BADER
BaderLogo
Bahçeşehir'liler Derneği

Bahçeşehir
Ana Sayfa    Bahçeşehir Nerede?    Bahçeşehir Rehberi    Bahçeşehir Projeler    Bahçeşehir Tarihi    Boğazköy
Google
www.bogazkoy.com EmlakPortfoyu
Türkiye'nin Arsa Emlak Sitesi
Bahçeşehir Emlak Toplu Konut Bölgesi, Boğazköy, Esenkent, Şelale Evleri, Ardıçlı Göl Evler, Ispartakule
www.BahcesehirGazetesi.com © Tüm Hakları Mahfuzdur. 2008-2010 Donatım Ajans